ALMANYA ÜRETİMİ KIRIKKALE TABANCA

by silahsever

ALMANYA ÜRETİMİ KIRIKKALE TABANCA

Merhaba değerli SilahSever dostlarımız; 2021 Ramazan Bayramı’nın üçüncü günü bu yazıyı yayınlıyor ve bayramınızı kutlayarak zorlu pandemi günlerinde herkese sağlıklı bir yaşam sürmesini en samimi duygularımız ile diliyoruz. Yazımızın konusu, yazılarımız arasında en önem verdiğimiz modellerden biri olan Kırıkkale tabancasının yazı dizimizin ikinci bölümü olacak. Bu kez yazımız kesin olmayan varsayımlara dayalı olmakla beraber, aklımızın yattığı en anlamlı biçimini yorumlayarak ufkunuzu genişletecek türden bir yazı. En azından konuyu araştırırken bizim ufkumuzu genişletti… Umarız yazı üzerindeki yorum ve görüşlerimizi beğenirsiniz.

Yeni yazımıza geçmeden önce buraya tıklayarak Kırıkkale tabanca yazı dizimizin ilk bölümünü okuyabilirsiniz.

Kırıkkale Tabanca Yazımızı İlham Kaynağı Olan Halk Arasındaki Rivayet

Efendim; rivayet odur ki, hem 2. Dünya Savaşı sonrası global ekonomik bunalım, hem de modern Türkiye Cumhuriyeti’nin artık savunma sanayide dışa bağımlılığı azaltma düşüncesi, hem de çeşitli diplomatik sorunların yaşattığı ambargolar sebebi ile ülkemizin o dönemki yöneticileri tarafından bir karar alınır ve “Nuri Killigil’in ilk adımını attığı silah üretimi hususunda gerekli her girişim yapılacak ve Türkiye Cumhuriyeti tekrar kendi silahını üretecek” denir. Denir, tabii ya.

Esas rivayet ise bu sözün akabinde Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun Kırıkkale tabancaları üretmesi ile başlar. 1945 yılında Alman Walther fabrikasından ustalarını ile bazı imalat makinelerinin getirtilerek tasarımının yapıldığı ve 1947 yılında seri üretimine başlanan Kırıkkale tabancalar, o dönem büyük başarılar elde etmiş ve oldukça yüksek adetlerde üretilerek satılmıştır. Rivayete konu olan husus ise; 1950’lerin ikinci yarısında oluşan talebe fabrikanın zorlukla yetiştiği, hatta yetişemeyerek Almanya’dan baz model olan Walther PP’nin satın alınıp burada Kırıkkale markasıyla satıldığıdır. Zaten o dönem gerçekten de güzel bir işçilik ve malzeme kalitesi ile üretilen Kırıkkale tabancalarımız, her kulvarda Walther PP ile yarışabilecek kalitede idi. Biz de bu rivayeti ilk duyduğumuzda mümkün olmadığını düşündük, ancak daha sonra oturduk sizler için araştırdık. Başlayalım, huzurlarınızda Almanya üretimi (?) Kırıkkale tabanca.

Rivayete Kanıt Niteliği Taşıyan, ABD’de Satışa Çıkarılan Kırıkkale Tabanca

Evet, kanayan yaramız. Ülkemizde olması gereken nice değerler zamanında birileri tarafından okyanus ötesine götürülür, bizim değerini bilmediğimiz şeylere orada değer verilir… Bu tabanca da öyle bir obje işte.

Yukarıda gördüğünüz tabanca, Alman bir müzayede evi olan Hermann Historica’nın satışa çıkardığı ve konumuza mahzar olan tabancadır. 5 haneli seri numarası bulunan gövdesinin üstünde, sürgüsünde 1957 üretimi olduğu yazmaktadır. Acaba gerçekten 1957’de mi imal edilmiştir? Bir bakalım…

Kırıkkale Tabanca Üzerindeki Varsayımımız

Öncelikle, yukarıda gösterdiğimiz gibi bu tabancada diğer Kırıkkale’lerde olmayan dikkat çekici bir özellik var; “Proofmark”. Yani test kontrol damgası. Avrupa’da kimi ülkeler, silahların, yasalarına uygun olup olmadığını kontrol ederler. Kontrol edilen silah kriterlere uygun ise, kontrol eden yer tarafından bunu belirten bir damgayla işaretlenir. Buna da “proofmark” derler. Öyle demişler…

Ancak bizim tabancamızdaki proofmark, beklediğimiz gibi Walther PP’nin anavatanı olan Almanya’da mı basılmış? Hayır efendim, şaşırtıcı olacak ancak İngiltere, Londra’da bulunan London Proof House’da basılmış. Biz de ilk gördüğümüzde “ne alaka canım” dedik ve meselenin biraz daha altını kazdık.

Varan 1: Kabza Altı Şarjör Mandallı 7.65 Walther PP

PDM gövde kodlu Walther PP

PDM gövde kodlu Walther PP

Evet, önce buna baktık. Yabancıların “bottom magazine release” tabir ettiği… Türkçe’de “Avrupa Tipi Şarjör Mandalı” diyenlerin olduğu ve bizim “Kabza Altı Şarjör Mandalı” demeyi uygun gördüğümüz tasarım. Bu tasarımda 9x17mm çapta Walther PP’lere aşinayız ancak 7.65mm hususunda tereddüte düşmüştük. Araştırmalarımız sonrasında da anladık ki böyle tabancalar varmış. Üstte görebilirsiniz.

Varan 2: Kırıkkale Tabanca Sürgüsü Üstünde Tıraşlanan Kısmın Walther PP’deki Karşılığı

AC sürgü kodlu Walther PP

AC sürgü kodlu Walther PP

Yerine oturmayan bazı taşlar vardı. Mesela sürgüsünün sol yüzünde bolca, sağ yüzünde farklı yerlerde yazılar bulunan Walther PP’ler kafamızı karıştırdı. Ancak yine araştırdık ki, tam da tıraşlanan kısımlara denk gelen yazılarla üretilen Walther PP’ler varmış. Örneğini yine yukarıda görebilirsiniz.

Varan 3: Örneğimizdeki Gibi İngiltere’de Test Damgası Vurulmuş Walther PP’ler

Varsayımımızı pekiştirmek için en önemli kanıt bu idi aslında. Ve yine araştırmalarımız sonucu, zor da olsa buna dair bir örnek bulduk. Konuya haiz Kırıkkale tabancamızdaki gibi namlusunda “7.65MM .675” / 12 TONS PER SQUARE” ibareleri yer alan bir Walther PP’ye ulaştık. Ve yine buna da yukarıdaki görselden bakabilirsiniz.

VARSAYIM 1

Açık konuşmak gerekirse aklımıza en çok yatan varsayım budur.

1930’lu yılların Nazi Almanya’sında Himmler’in emriyle Alman İç Güvenliği’nin başı olan “Polizei Direktion München”in baş harfleri olan PDM ibareli Walther PP’ler üretildi ve Nazi polislerine bunlardan dağıtıldı. Ancak o kadar çok üretildi ki, Nazi Almanya’sı çöktüğünde dahi bir kısmı henüz dağıtılamamış, fabrikada kalmıştı.

Buna müteakip bu tabancalar kimi ülkelerle yapılan satış anlaşmaları ile kısmen satılmış ve dağıtılmıştı. Burada, bir gönderimin de Türkiye’ye yapıldığını düşünüyoruz.

PDM kodlu gövdeler ve AC kodlu sürgüler birleştirilerek Türkiye’ye gönderilen 7.65 Walther PP’ler, ülkemizde Kırıkkale markası ile satılmış olabilir. Bunun için de PDM kodlu PP’lerin önce İngiltere’ye satılıp daha sonra satışın fesih edilmiş olması gerekmekte. Çünkü gövdedeki İngiliz damgalarının açıklaması bir tek bu şekilde olmakta.

VARSAYIM 2:

Bu varsayım akılcılıktan çok daha uzak görünüyor. Çünkü 1950’li yılların ikinci yarısında iç talebe yetişemeyen MKEK’nin İngiltere’ye tabanca satıp oradan Amerika’ya ulaşması gerekiyor bu tabancanın.

Sonuç:

Biz herhangi bir sonuca varamadık, bulduklarımızın tamamını da sizlerle paylaştık. Ancak bu yazıyı hem yazarken, hem de araştırırken epey şaşırdık. Umarız hoşunuza gitmiştir.

MKEK Instagram sayfasına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

You may also like

1 comment

Kemal Yalçıntaş 09/08/2021 - 20:45

Yeni yazılarınızı bekliyoruz

Reply

Leave a Comment